28 Ağustos 2013 Çarşamba
Taraftar gözü ile yakın tarih – Duraklama
Hep Destek Tam Destek ama sadece “bana”
Artık lig şampiyonlukları değil Avrupa’da başarı hedef. Bu doğrultuda bir futbol ilahı teknik direktör oluyor: Zico. Alex, Nobre, ve Aurelio’nun yanına Edu, Deivid, Lugano ve Kezman geliyor. Takımdaki 5 Brezilya’lının önderliğinde Fenerbahçe aslına dönüp yaratıcı futbol oynamaya, ve bunu da daum zamanından kalan fizik gücüyle desteklemeye devam ediyor. Dönem duraklama ama salında en büyük (tarihi) başarı da bu dönemde yaşanacak...
Fenerbahçe CL’den transferlerin takıma geç katılması yüzünden eleniyor. Can ve Önder stoperleri CL’yi kaybettirirken elenmenin günler sonrasında Edu ve Lugano transfer ediliyor. Avrupa Liginde birinci turu geçip gruptan çıkmayı başaran Fenerbahçe Hollanda’da son 2 dakikada yediği golle Alkmaar’a eleniyor ama yine yılbaşı sonrasında Şubat ayında Avrupa’da varoluyor.
Ligde ise daum dönemine göre daha kötü bir performans ortaya konmasına rağmen 65 gol ve 70 puanla şampiyonluk yüzüncü yılda kucaklanıyor...Fenerbahçe dünyası mest olmuş halde dört yılda gelen üçüncü şampiyonluğu çıldıra çıldırta kutluyor.
Bir sonraki sezona Zico önderliğinde giriyor Fenerbahçe. Gökhan Gönül transferine Vederson , Maldonado, ve bir dünya markası olan Roberto Carlos ekleniyor. Takım daha da Brezilyalılaşıp, Zico’nun pompaladığı özgüvenle CL önelemesinde Anderlecht’i geçip gruplara kalıyor. Gruplara unutulmaz Alex-Deivid golü ile Inter’i yenerek başlayan Fenerbahçe evinde oynadığı üç maçı kazanıp deplasmandan da 2 beraberlik çıkarınca tarihindeki en yüksek puan olan 11 puanla ikinci olarak gruptan çıkıyor. Son 16da dönemin güçlü ekibi Sevilla’yı penaltılarla eleyip çeyrek finale çıkan Fenerbahçe, çeyrek finalde (daha sonra kupayı penaltılarla kaybedecek olan) Chelsea’ya karşı Istanbul’da kazanıp Londra’da kaybedip eleniyor, ama oynadığı başarılı futbolla hem tarihinde ilk defa Nisan ayında Avrupa’da maç yapmış oluyor, hem de tüm Futbolseverlerin gözünde tarihinin zirvesine çıkıyordu.
Bu müthiş başarı maalesef lige performans düşüklüğü olarak yansıyor, ve son üç haftada iki ezeli rakibe yenilip 64 gol ve 79 puan ile ikinci oluyordu Fenerbahçe.
Şampiyonluğu kaybeden hoca kovulur diyerek Zico’yu yollayan başkan ve yönetim esasen hem üçüncü büyük hatayı yapıyor, hem de kendi kendisiyle çelişiyordu. Avrupa’da başarı diye Daum’u yollayan kişi, tarihin en başarılı Avrupa sezonunun ardından lig kaybedildi diye hoca kovunca esasen Fenerbahçe’deki tüm ilerlemenin tesadüfi ve şahsi olduğunu, istikrar ve destek kavramlarının başkan ve yönetime uzak olduğunu dosta düşmana haykırıyordu. Bununla beraber Fenerbahçe’deki duraklama dönemi de sona eriyor ve gerileme dönemine girilmiş oluyordu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder