Havuz ihalesi yapıldı, ve beklenen gerçekleşti. Daha önceki bedel yaklaşık üç kat artarak 321+40+13, toplam yıllık 374 Milyon Dolar'a çıktı. Şimdi ülkemin alçak, yanaşık, yalaşık, ve bulaşık medyasında iki üç ayrı tiyatro oynanmaya başladı.
* Biri zaten yıllardır devam eden bir tiyatro, neredeyse bir Cats. Senaryo ise "yayıncı kuruluş Türk futboluna para veriyor, kaynak akıtıyor" senaryosu. Sadece abone gelirleri 350 milyon dolar olan, ve reklam, görüntü satış, uluslararası pazarlama devreye girdiğinde tahmini yıllık 550 milyon dolar geliri olan, ama halen yıllık 140 milyon dolara A B ve C paketlerinin TAMAMINA hükmeden kurum
kimin parasını nereye aktarıyormuş bir açıklasalar da anlasak.
Kaldı ki Türk futboluna kaynak aktaran kişiler biziz... Bizim verdiğimiz bilet, kombine, reklam, yayın paralarının büyük bir kısmını cebine atarak cüz'i bir kısmıyla Türk Futboluna iane-iaşe babında yardım yapıyorken büyük bir lütuf yapıyor havasına girmesin kimse.
* İkinci tiyatro "bu paralar nasıl ödenecek" tiyatrosu. Şu anki abone sayısı ve fiyatlarla bile yayına verdiğinden çok gelir elde eden kurumun satılık ve kiralık yardakçıları günlerdir zavallı kurumlarının nasıl büyük bir ödeme yükümlülüğü altına girdiğini anlatıyor car car... Bilmesek burası diktatörlükle idare edilen bir ülke, ihaleye devlet zoruyla girdiler, ve can korkusundan bilmem kaç yüz kere fiyat arttırarak 140 milyon dolardan 321 milyon dolara geldiler zannedecek. Kendi özgür iradesiyle, ve patronuyla kasım kasım kasılarak ihaleye giren, ve bilerek ve isteyerek bu rakama çıkan kurum bilmelidir ki kendilerinden hepi topu ellibin dolar eksiğine bu işe sıfırdan girecek ve tüm yatırımları sıfırdan yapacak bir kurum vardı ihalede. Rakipsiz değilsiniz yani, ve tüketicinin gözü üzerinizde. Fiyat arttırıp FAHİŞ kazancınızı daha da fahişleştirmeye çalışırsanız tepenize binecek tüketici kurumları ve organize iptal kampanyaları size rüyalarınız kadar yakın bilesiniz...
* Tabii üçüncü tiyatro da körler sağırlar medyasının aciz, zavallı, ve utanç verici durumu. Bu kitle o kadar aşağılık ki ne Bay Büyüka'nın "Telekomla anlaştık, 300 milyon doları geçmeyecektik, ama anlaşmaya uymadı adiler" mealindeki açıklamasındaki SUÇ UNSURU'nun üstüne gidebiliyor, ne de Bay Ulusoy'un 2 yıl (yıllık toplam 140 milyon dolara) ihalesiz olarak digitürk'e hediye ettiği kanunsuz yayın anlaşmasının üstüne gidebiliyor. Hadi 2 sene evvel Bay Ulusoy vatan millet sakaryayla, yahut tehdit ve korku ile susturdu, yada bu malın değerinin 140 milyon dolar civarında olduğuna inandırdı sizi... Şimdi malın değerinin 374 milyon dolar olduğunu öğrendiğinizde, Türk futboluna yaşattığı yıllık 234, toplamda ise 468 milyon dolar kayıp için yakasına yapışmanız gerekmiyor muydu?
Efendim? Ses gelmiyor mu???
Şimdi anladınız mı "ülkemin alçak, yanaşık, yalaşık, ve bulaşık medyası" derken neyi kastettiğimi?
Sevgiler,
18 Ocak 2010 Pazartesi
Vira Bismillah
Yıllardır yazdım, okudum, fikir alışverişinde bulundum. Mailing list'ler, forumlar, hatta internet diye birşey daha yokken SCT günlerinden beri...
Yüzlerce dost, muhtemelen bir o kadar da düşman edindim yazdıklarımla. Gün geldi tebrik, gün geldi tehdit telefonları aldım, ama yazmaktan vazgeçmedim. Yazdıklarımı da hep kendi düşüncelerimden türetip Fenerbahçe'nin a'li menfaatleri filtresinden geçirerek yazdım.
Kimisi zihinlerde yer etti, kimisi fikirlerde iz bıraktı, kimisi dillere pelesenk oldu yazdıklarımın, ama nihayetinde hep uçtu gitti.
Öyle olunca da kalıcı birşey olsun, kendimden birşeyler olsun düşüncesiyle kağıda günceye yazdıklarımın yanında fikirler tespitler blogumda da olsun, ve kaydı kalsın fikri vasıl oldu bende.
Dolayısıyla yazıp kendimle paylaşacağım bazı tespitleri fikirleri saptamaları...bakalım zaman içinde ne çıkacak ortaya :)
Dolayısıyla...VİRA BİSMİLAH :)
Yüzlerce dost, muhtemelen bir o kadar da düşman edindim yazdıklarımla. Gün geldi tebrik, gün geldi tehdit telefonları aldım, ama yazmaktan vazgeçmedim. Yazdıklarımı da hep kendi düşüncelerimden türetip Fenerbahçe'nin a'li menfaatleri filtresinden geçirerek yazdım.
Kimisi zihinlerde yer etti, kimisi fikirlerde iz bıraktı, kimisi dillere pelesenk oldu yazdıklarımın, ama nihayetinde hep uçtu gitti.
Öyle olunca da kalıcı birşey olsun, kendimden birşeyler olsun düşüncesiyle kağıda günceye yazdıklarımın yanında fikirler tespitler blogumda da olsun, ve kaydı kalsın fikri vasıl oldu bende.
Dolayısıyla yazıp kendimle paylaşacağım bazı tespitleri fikirleri saptamaları...bakalım zaman içinde ne çıkacak ortaya :)
Dolayısıyla...VİRA BİSMİLAH :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)