16 Şubat 2010 Salı

Doping Pilsen Maçı ve Düşündürdükleri

Pazar günü harika bir performansın ardından ligdeki önemli rakibimizi 19 (yazıyla ondokuz) farkla yenmemiz bana birkaç şey düşündürdü...

a. Efes Yoruldu: Geçen sene final serisinde Tanjeviç'in, herkesin nefret ettiği, ama rakibi elden ayaktan düşürüp kendisi ayakta kalmayı hedefleyen "rotasyonu" şarampole yuvarlanmış, ardında da binbir şaibe bırakmıştı Kerem Gönlüm olayıyla. Ne yapsak gayretini kıramıyorduk Efes'in. Biz 10-12 kişiyle süre paylaşırken rakip 6-7 kişilik rotasyonla yorulmuyor, ve bizden dinç görünüyordu. Son maçta gördük ki rakip aslında yoruluyor...yorulmamalarını sağlayan narkotik maddeleri alamadığında bizden efor olarak çok ilerde olmadığı gibi, ekip olarak uyumları da kadro derinlikleri de bizim ilerimizde değil.

b. Bu İki Takım Denk Takımlar: Son 12 maçta 6şar galibiyet almış Efes ve Fenerbahçe. Bu da son derece normal. Anormal olan seride bizim 5 maç üstüste, ardından da Efes'in 6 maç üstüste kazanmasıydı. Bu durum sona erdi. Bundan sonra seriler olur yine olmasına, ama uzun vadede takımlar denk olduğundan bu takımların birbirleriyle oynayacakları maçların yarısını Fenerbahçe, diğer yarısını da Efes kazanır. Play off serisinde kimin kazanacağı da maçların sonlarındaki bireysel performanslara kalır.

c. Tanjeviç Nefreti Fenerbahçe'ye Zarar Veriyor: Tanjeviç gitmeli, kalmalı bu konuya girmeyeceğim, lakin gitmeyeceği belli bir hocaya taa sezonun başından savaş açmak, ve onu yıpratmaya çalışmak, maça gitmemek, ve başkalarını da gitmemeye teşvik etmek İHANETTİR Fenerbahçe'ye. Efes maçında Fenerbahçe'nin salonu dolduran 7-8 bin taraftarı zaman zaman ağır ve ağdalı tezahüratlarla "ayine" dalsalar da genel itibarıyla mükemmel desteklediler takımlarını. Hiç bir kötü söz olmadı (gErgin Ataman'a bireysel hakaretler dışında), ve taraftar takımının arkasında olunca takımın dengeli ve kendinden emin tarafı ortaya çıkıyor. İnsan düşünmeden edemiyor, taraftar Euroleague'de de takımının arkasında olsa şimdi nerelerde olurduk?

d. Basketbol Medyası Nerelerde? : Efes maçında özellikle basın tribününe baktım. Şişman bey, çirkef bey, ve satılmış bey dahil basketbol dünyamızın o meşhur kaşarlanmış isimleri basketbol takviminin bu en önemli maçlarından birine rağbet göstermedi? Yoktular resmen.
Tabii bu çok şaşırtıcı değil. O kadar ağız ishali oldular ki son zamanlarda, Fenerbahçe taraftarının tepkisinden çekinip maça gelmemiş olsalar gerek. Yani televizyon yorumcusu oldular onlar da. Kılcal Efendi'nin yıllar önce izlediği yolu izliyorlar, ve spordan uzaklaşıyorlar. Tabii ki bordrolu sahipleri Anadolu grubu orada olmalarını önemsemez, leyhlerine yazdıkça zarflar gelmeye devam edecektir, ama en azından aynaya baktıklarında ne hissediyorlar merak ediyorum? Misal iki yeğenini de Anadolu grubuna maaşlı işlere yerleştiren Şişman Bey'imiz bu maçta sahibinin takımını övmek için ne yazdı acaba?

Yazıyı bitirirken güvenilir isimlerin Kakiouzis dahil eski Doping Pilsen'li oyuncuların peşinde olduğunu da yazalım. Birileri konuşacak yakında.
Belki yarın, belki yarından da yakın...

Sevgiler,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder